30 Kasım 2017 Perşembe

Top 5 Museums In The World

Top 5 Museums In The World

Everybody has his-her own opinion about the art. If we would ask the people prepare us some lists about the World Museums, everybody's list would be different. 

I would like to share with you my list of Best Museums in the World. There are ten museums that I picked, each and every one of them are very famous and special. Let's discover the secrets of these museums together with nice photos.

Louvre Museum - Paris


Louvre Museum is without any doubt the most popular and famous museum in the World. Located in the heart of Paris, receiving nearly 10 million people in a year. When you say "Museum" majority of art-lovers would straight away tell you about Louvre.

Paris Louvre Museum

Metropolitan Museum Of Art - New York

Located in the hear of New York City of United States, The Met is a great museum to visit. As far as I know it's the most popular museum in not only in NYC, but in America too. The museum is in top ten list of the World as well. Considered as one of the largest art gallery in the World.

Metropolitan Museum

British Museum - London

A massive collection related to human history from ancient ages to present day. Unbelievably big museum to get around. It's not possible to finish it in a single day. You should go back-forth several times to see everything. Literally you can not see "Everything" ever.

British Musuem

Vatican Museum - Vatican City

Vatican Museum is one of the richest museum in the World, thanks to the Popes. They had enriched the collection of the museum in centuries. Now it's a huge museum to see many things. Located next to the grand St. Peter's Basilica. It's impressive to see the Vatican and its highlights.

Vatican Museum 

Hermitage Museum - Saint Petersburg

Hermitage is within the Saint Petersburg city of Russia. Considered as the second largest art gallery in the World after the Louvre Museum of France. It's covering a huge area and containing the treasures and collections of Tsars of Russian Empire. Very rich collection indeed.

Hermitage Museum

You may check other articles from the blog:


26 Eylül 2017 Salı

Cibali, Fener, Balat Turu Gezi Rehberi

Cibali, Fener, Balat Turu Gezi Rehberi

Bir profesyonel tur rehberi olarak, Tarihi Yarımada'da kendimi evimde gibi hissederim. Özellikle Sultanahmet ikinci evim gibidir. Ancak Fener ve Balat semtlerinin yeri de çok ayrıdır. 

Özel turlar düzenlediğim Fener ve Balat semtlerinde gezerken, ben de en az misafirlerim kadar heyecan ve heves duyarım. Çünkü Fener-Balat sokaklarına sinmiş tarih ve eskilik kokusu çok çekicidir.

Geçtiğimiz günlerde Fener-Balat'ı gezdiğimiz bir misafirim, turdan sonra aklında kalanları bana bu şekilde bir gezi yazısı olarak iletti. Ben de blog sayfamda bu güzel yazıyı paylaşmak ve Fener-Balat'ta neler görülebileceğini merak edenler için kaynak sunmak istedim. 

Balat Semti Sokakları

Haliç Kıyılarında Yürüyüş Fener Ve Balat


Haliç Kıyısında konumlanan Cibali, Fener ve Balat semtlerini gezmek, gerçekten çok keyifli bir aktivite. Hafta sonu arkadaşlarımla beraber, profesyonel tur rehberi (Serhat Engül) eşliğinde bu bölgeyi gezdik. Bilmediğim ve beni çok şaşırtan güzel şeyler öğrendim ve çok iyi vakit geçirdim.

Fener, Osmanlı dönemi İstanbul’unda; gayrimüslim cemaatin ve özellikle de Bizans döneminden kalan Rum vatandaşların yaşadığı bir yermiş.


Fener Semtinde Görülecek Yerler


Fener Semtine uzun yıllar önce kısa bir yürüyüş için gitmiştim ancak bu son halini görmemiştim. Görmeyeli Fener’in ara sokaklarında şirin kafeler ve şık restoranlar açılmış. Hafta sonları bölgeyi ziyaret eden grupların da etkisiyle, her yer cıvıl cıvıldı.

Bizim katıldığımız gibi, rehberli turlara katılan birçok insanın, bu güzel semte dair bir şeyler öğrenme merakı ile sağa sola bakındığını ve anlatım yapan rehberleri can kulağı ile dinlediğine tanık oldum. İnsan havadaki tarih kokusunu soluyunca, merak ediyor ve dikkat kesiliyor gerçekten… Bu semtlerde yüzyıllarca iç içe yaşayan Türk, Rum ve Musevilerin evleri, yaşam öyküleri ve bize bıraktığı miras gerçekten etkileyici… Aynı sokakta Cami, Kilise ve Sinagog görmek mümkün. Bu anlamda bu semtler barışın ve bir arada yaşama kültürünün de bir temsilcisi...

Fener Rum Patrikhanesi


Patrikhane Binası, eskiden Havariyyun Kilisesi isimli bir yerde imiş. Fetihten sonra o kilisenin yerine Fatih Camii inşa edilmiş ve patrikhane birkaç adres değiştirdikten sonra, nihai olarak Fener semtine yerleşmiş.

Aya Yorgi Kilisesi


Aya Yorgi Kilisesi, Ortodoks Patrikhanesi’nin içinde hizmet veren bir kilise. İkonaları çok görkemli.

Aya Yorgi Kilisesi


Moğolların Meryemi Kilisesi


Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yazdığı ferman ile camiye çevrilmeden bugüne kadar kalmış tek kilise. Ayasofya, Kariye, Zeyrek gibi diğer eski kiliseler camiye çevrilmiş. Yalnız camiye çevrilen kiliseler, Osmanlı devletinin ve cemaatin iyi bakması sayesinde iyi korunmuş aynı zamanda… En genci 700 yaşında olan Bizans yapıları bu sayede devşirilerek ayakta tutulmuş.

Fener Rum Lisesi


Fener Semti’nin simgesi olan bina, Fener’in tepelerinde bir hisar gibi selam ediyor. Kırmızı tuğlalar ile inşa edilen binanın malzemeleri, Marsilya’dan getirilmiş.

Balat Semtinde Görülecek Yerler


Balat Semti fotoğraf tutkunları için ideal bir yer. Harika sokaklar, sokaklarda oynayan sevimli çocuklar ve gelip geçene selam veren, gülümseyen bir yerel halk var. Kafeler ve kültür evleri ile cıvıl cıvıl. Balat’ı özellikle çok beğendim.

Balat Semtinin Renkli Evleri


Ahrida Sinagogu


Ahdira Sinagogu, Makedonya’nın Ohrid Kenti’nden göçen Museviler tarafından inşa edilmiş ve günümüze dek varlığını korumuş. Sanırım halen tadilatta ve ziyaret edilemiyor. Gerçi tadilat bitse de İstanbul sinagoglarına ancak özel izinle girilebiliyormuş.

Surp Hıreşdagabed Kilisesi


Ermeni Cemaati tarafından inşa edilen bir kilise. Balat’ın tam ortasında bulunuyor. Büyük bir yangından dolayı kül olmuş. Sultan II. Mahmud, baştan başa bu kez kargir (taş bina) olarak yeniden inşa ettirmiş.

Ferruh Kethüda Camii


Mimar Sinan’ın eserlerine daha çok İmparatorluğun merkezi olan Sultanahmet Semti ve civarında rastlarız. Suriçi’nin uzak köşesi olan Balat semtinde bir Mimar Sinan eseri görmek benim için güzel bir sürpriz oldu. Bu cami Balat sahilinde oldukça hoş bir yerde konumlanmış ve ziyaretçilerini bekliyor.

Serhat Engül İle Fener-Balat Turu


Oldukça bilgili bir öğretmen gibi, sabırla bize bilgilerini aktaran rehberimizden dinlediğim ve aklımda kalan şeyler bu kadar. Size bir hafta sonunu güzel bir şekilde değerlendirmek için, ailenizle Fener Balat gezintisine katılmanızı öneririm. Gerçekten keyif alınacak bir aktivite... Ayrıca çocukların da bu şehrin geçmişini öğrenmesi için bire bir. Serhat Engül ile Fener Balat Turu yapmalarını herkese öneririm.

--- o ---

Fener Balat Gezilecek Yerler Rehberi Blog Yazısı


Misafirimin paylaşımı bu şekilde bitiyor. Eğer Fener Balat semtleri ile ilgili benim verdiğim bilgileri içeren bir gezi yazısı okumak isterseniz. Cibali Fener Balat Turu Gezilecek Yerler isimli yazıya da bakabilirsiniz. Bu yazıda Cibali, Fener ve Balat semtleri için ayrı ayrı gezilecek yerler bilgisi verilmekte ve haritalar ile bir Gezi Rotası tayin edilmektedir. Bu güzel semtlerin elbette rehberle gezilmesi tavsiye edilir. Ancak kendiniz gezmek isterseniz, bu yazı size Gezi Rehberi maiyetinde yardımcı olacaktır.

Serhat Engül

27 Temmuz 2017 Perşembe

Things To See In Ephesus Ancient City

Major Things To See In Ephesus Ancient City


Ephesus is a great ancient city with a lot of Greek and Roman ancient ruins to see. I will recommend you a tour guide and travel agency for your Ephesus visits. Let me introduce you first: The Ephesus Ancient city with beautiful photos.

Ephesus Ancient City Of Turkey


Library Of Celsus At Ephesus

Library Of Celsus was built in the name of Roman Senator Celsus in 117 A.D. This marvel of the ancient world used to be the house of 12.000 parchment rolls then.

Library Of Celsus

Best-Preserved Ruins


Library of Celsus is the best-preserved ruin of Ephesus ancient city. The facade of the Celsus Library still alive with its great statues.

Library Of Celsus At Ephesus

3rd Largest Ancient Library


Library of Celsus at Ephesus considered as one of the largest ancient library in the world. Authorities confirmed that this library is the 3rd largest ancient library in the world.

Facade Of The Library Of Celsus

Temple Of Artemis At Ephesus

Temple of Artemis which is discovered during the excavation at Ephesus city, considered as the one of the wonders of the ancient world. Altough we have nothing left than a few columns, the reconstruction pictures which is created upon the old chronicles, shows us how unique and magnificent this temple once was.

Temple Of Artemis In The Past

Ruins Of Ephesus

There are a lot to see in Ephesus including the Roman Emperor Hadrian's Temple and Curetes Street.

Curetes Street


Curetes Street

Hadrian's Temple

Temple Of Hadrian

Ephesus Ruins

Ephesus Ruins

Shore Excursions From Kusadası To Ephesus

People mostly visit Ephesus from Kusadasi Cruise Port. Big cruise companies have two stops in Turkey: Istanbul and Ephesus. An experienced travel operator based in Istanbul, Turkland, organizes some nice Ephesus tours. This travel agency's private Ephesus tours are the best. You can visit their web site through this link Private Ephesus Guided Tours From Kusadasi You may check their services from this link-given website and benefits the best prices of Ephesus Tours.

Private Guide Recommendation For Ephesus


Ephesus is a very sophisticated place to discover alone. Therefore to have a private guide with you is recommended for saving time and learning about the historic facts properly. If you are looking for experienced professional who can take you for a guided tour in Ephesus, you may contact to Mr. Serhat Engul. 

Further Reading From The Blog:




12 Temmuz 2017 Çarşamba

Avrupa'da Gezilecek 5 Önemli Şehir

Avrupa'da Gezilecek 5 Güzel Şehir


Türkiye'den ilk defa yurt dışı seyahatine çıkacak olanların tercihi ekseriyetle Avrupa ülkeleri oluyor. Avrupa'da seyahat etmek; tren, otobüs ve uçak gibi temel ulaşım araçlarının düzenli olması sebebiyle çok keyifli bir eylem. Gençler interrail gibi sınırsız tren seyahati olanağı sunan biletler alarak yola koyuluyor ve bu seyahatlerinden de büyük keyif alıyorlar.

Bana kalırsa zaten interrail seyahati gençlikte mutlaka yapılması gereken bir eylem. Bu seyahat sırasında ucuz pansiyonlarda ve hostel tarzı konaklama işletmelerinde kalınırsa, çok kolay arkadaş bulunabiliyor ve yabancı dil geliştiriliyor. Buna ek olarak, harita takip etme, yer yön bulma kabiliyeti ve sosyal beceriler de gelişiyor.

Bu yazıda Avrupa seyahatlerinde mutlaka gezilip görülmesi gereken başlıca beş şehirden bahsetmek istiyorum. Bu şehirler Barselona, Paris, Roma, Amsterdam ve Londra olacak. Birbirinden farklı iklim şartlarında ve kültürel özelliklerde olan bu şehirler gezildiğinde Avrupa hakkında güçlü bir genel izlenim oluşacağı muhakkaktır.


Barselona

Barselona Avrupa'nın en çok turist çeken ülkelerinden birisi olarak ön plana çıkıyor ve inanılmaz bir estetiğe sahip olan caddeleri ile de bu şöhretini sonuna kadar hak ediyor. Barselona, Barcelona FC gibi bir futbol kulübüne ev sahipliği yapması ile de önemli bir şehir. La Rambla gibi şehre müthiş dinamizm katan İstiklal Caddesi misali bir sokağı var ve bu sayede bu şehirde eğlence hiç bitmiyor.

Tüm bunlara rağmen Barselona şehrinde bir sefalet de söz konusu, şehrin her sokağını göçmenler işgal etmiş durumda ve kaçak çantalar satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Bu üzücü manzara, La Rambla'dan ayrılıp arka sokaklara uzandıkça daha çok göze çarpıyor. İstanbul için, Beyoğlu'nun arka sokakları diye bir deyim vardır ya, kayıp hayatları tanımlamak için bu da o misal. 

Barselona

Görselde Barselona'nın meşhur katedrali olan La Sagrada Familia görülebilir. Bu muhteşem kilise, Antoni Gaudi tarafından tasarlanmıştır.

Paris

Paris kentini anlatmak söz konusu olduğunda, kelimeler gerçek anlamda yetersiz kalıyor aslında... gerçekten oldukça göz alıcı bir şehir ve gerçek manada tadına varabilmek için belki de aylarca vakit geçirmek lazım bu güzel şehirde... 2007 yılında Paris şehrine yaptığım bir ziyarette, Avrustralya vatandaşı bir genç ile tanışmıştım. Benim şehirde yalnızca 3 günüm var iken, o bu büyüleyici şehrin etkisine kapıldığını ve yaklaşık 3 aydır burada kaldığını söylüyordu. Gerçekten çok şaşırdım ve "Ne kadar uzunlukta bir tatile çıktın ki burada 3 ay keyfi olarak kalabiliyorsun?" diye sordum. Sorumun cevabı 1 yıldı. Evet yanlış duymadınız bir kocaman yıllık bir tatil veya seyahat, ya da bunun adına ne denirse... 

Ben 21 günlük izin almayı ve interrail seyahatine çıkmayı mucize sayarken, bu arkadaşı kıskanmamak elde değildi. Öyle çok zengin olduğundan filan da değil... Avustralyalılar kendi ülkelerinde iyi para kazanıyorlar ve bize pahalı gelen ülkeler onların para birimi ile neredeyse eşit, sosyal devletin fazlasıyla güçlü olması sebebiyle yaşam kaygıları da olmayınca, ortaya böyle manzaralar çıkabiliyor.

Paris devasa bir kent ve burada gezilip görülecek yerleri liste yapınca ardı arkası gelmiyor. Paris şehrini gezerken, pratik bir gezi rehberine ihtiyaç duyarsanız, Paris gezi rehberi ve gezilecek yerler blog isimli yazıya göz atmanızı tavsiye ederim.

Roma

Görselde Roma'nın muhteşem yapısı ve sembolü olan Colosseum veya Kolezyum görülebilir.

Roma

Roma bir zamanlar tüm Avrupa'nın başkentiydi. Hadi ya nasıl olur?! dediğinizi duyar gibiyim. Evet antik dünyanın anlı şanlı Roma İmparatorluğu Avrupa'yı domine ederken gerçekten de öyleydi. Bitmedi aslında sonrasında da uzun süre başkent olarak kaldı, o da dünya Hristiyanlığını tek elden yöneten Papa sayesinde... Papa'nın yaşadığı Vatikan, günümüz İtalyasının kurulmasından sonra ayrı bir ülke oldu ve İtalya'nın yalnızca bir şehrinin içinde bulunmasına rağmen, özerkliğini kaybetmedi.

Roma elbette gezilecek ve görülecek en güzel şehirlerden biri ve benim de listemde üçüncü sırada olduğu halde, bazı yönleri ile birinci sırada... Özellikle antik dünyadan taşıdığı miras ve mistik atmosferi sebebiyle onu üst sıralarda görüyorum. Roma ile ilgili gezilecek tarihi eserler gerçekten çok fazla ve her biri de görmeye fazlasıyla değer yerler. Roma'nın Aziz Petrus Bazilikası, Trevi Çeşmesi, Navona Meydanı, Laterano bölgesi ve Trastevere mahallesi, her biri mutlaka görülmesi gereken yerler. 

Amsterdam


Amsterdam

Amsterdam Avrupa'da özgürlüğün ve eğlencenin başkenti denebilir. Bu şehirde çılgınca eğlenmek serbest. Dünyaca ünlü biraların reklamları her yerde, gece hayatı muhteşem ve Red Light District gibi kendine has bir turist mahallesi de bulunuyor. Böyle bir hayatın varlığını yok kabul etmemiş olmaları ve hatta bunu büyük bir maharetle turistik bir yer haline getirmiş olmaları gerçekten de takdire şayan bir şey. Bu Avrupalılar ellerindeki malzemeyi pazarlamayı gerçekten iyi biliyorlar.

Amsterdam


Londra

Avrupa'nın en tarz şehirlerinden biri olduğu muhakkak olan Londra'ya giderseniz, dev parklardaki açık hava konserleri ve üst kalitedeki tiyatro ve opera oyunlarını görmenizi tavsiye ederim. Elbette bu aktivitelerin haricinde Londra şehrinde yapılacak tonlarca şey var. Onların başında da Britanya Krallığı'ndan miras kalan tarihi keşfetmek geliyor. Londra saat kulesi London Eye, British Museum gibi yerleri mutlaka görmek ve tadını çıkarmak gerek.

Avrupa'nın beş güzel şehrini örnek vermiş olduk.

Londra


Avrupa Şehirlerini Rehber Eşliğinde Gezmek


Avrupa şehirlerinde rehber ile gezmek. Türkler eğer Türkiye'den acente ile seyahate çıkmamışsa, yurt dışında rehber kiralama işine çok sıcak bakmıyorlar. Oysa yabancılar ne zaman İstanbul'a gelseler, İstanbul'daki profesyonel yerli rehberler ile gezmeyi tercih ediyorlar. Yerli rehber bulundurmak, yabancı acenteler için kanun gereği bir zorunluluk olsa da, yabancıların bunun bilincinde olduğunu pek sanmıyorum. Onlar daha çok yerel bir insandan bilgi alma ve yerlilerin gözünden şehri tecrübe etmek için bu işe girişiyorlar. 

Paris, Roma veya Barselona gibi şehirlere turla değil de, yalnız başınıza gidecekseniz, internetten şöyle bir arama yapmanızı öneririm "Roma local tour guide" veya gitmek istediğiniz şehre göre bu sözcükleri güncelleyebilirsiniz. 

Eminim ki deneyiminiz değişik olacaktır. Tabi yabancı dile hakim olmanız şartıyla... Tur rehberi ile gezmenin avantajlarını okumak isterseniz, İstanbul İngilizce Turist Rehberi isimli internet sitesini inceleyebilir ve orada İstanbul'da neden rehber eşliğinde gezmeliyim isimli yazıya göz gezdirebilirsiniz. Bu yazıda tarihi eserlere sahip bir şehri rehberle gezmenin avantajları anlatılmaktadır.

Bu konu başlığı ile ilgili, bu blog sayfasında daha öne yayınlanmış olan İstanbul'da kişiye özel rehberli turlar isimli blog yazısı da ilginizi çekebilir.



21 Haziran 2017 Çarşamba

Che Guevara Kısaca Hayatı, Eserleri Ve Ölümü

Che Guevara'nın İdealleri, Hayatı Ve Ölümü


Che Guevara ve Fidel Castro, yakın dönemin en önemli siyasi figürlerinden ikisidir. Bize çok uzak bir ülke olan Küba'da devrim mücadelesine katılmış olan bu iki meşhur karakterin hayatlarını incelemek oldukça keyifli bir uğraştı. Bu yazıda size Che ve Fidel'in hayatlarını anlatan iki kitabı ve o kitapların özeti niteliğindeki bir blog yazısını tanıtmak istiyorum.

Che Guevara


Che Guevara Nerede Doğdu? Che Nerelidir?


Che aslında Arjantin’de doğmuştur. Yani Küba devriminin baş aktörü ve Kübalıların günümüzde en sevdiği tarihi kişiliklerden olan Che, aslında Kübalı filan değildir. Gerçek adı Ernesto Guevara’dır. Küçük yaşlardan itibaren inatçı kişiliği ve keskin zekası ile tanınan Che, tıp fakültesinde okumuş ve bir doktor olmuştur. Ancak çok maceracı ve meraklı bir kişiliğe sahiptir ve doğup büyüdüğü Arjantin’de konforlu bir hayat sürmek varken, Güney Amerika ülkelerini keşfe çıkmış ve bir daha da Arjantin’e dönmemiştir. Üstüne üstlük sevdiği kızı bırakma pahasına…

 Che’nin İdealleri İçin Eşi Ve Çocuklarını Terk Etmesi


Che’nin idealleri için sevdiği insanları terk etme iradesini göstermesini, Küba devriminden sonra da görüyoruz. Yeni kurulan sosyalist Küba’da bir süre bakanlık yapan Che, kesinlikle diplomasi ve masa başı insanı olmadığını fark edecek ve Küba’yı da terk edecektir. Hem de bu sefer eşi Aleida March ve çocuklarını da arkada bırakarak.

Motosiklet Günlüğü Filmi


Che’nin Kısaca Hayat Hikayesi


Che, yazının başında değindiğimiz gibi Arjantin’de dünyaya geldi ve tıp okudu. Henüz genç bir öğrenciyken Güney Amerika’yı ve Latin kültürünü tanımak için motosiklet turuna çıktı. İlk turdan çok şey öğrenerek geri döndü. İkinci Latin Amerika tura çıkmak için sabırsızlanan Che, tekrar motosiklet ile yola çıktı ve bu ikinci geziden sonra bir daha Arjantin’e dönmedi. Che’nin gençliğinde yaşamış olduğu bu seyahatin serüveni, film haline getirilmiş ve Motosiklet Günlüğü adıyla Türkiye’de de gösterilmiştir.

Che Guavara’nın Fidel Castro İle Tanışması Ve Diyalogları


Che, Güney Amerika gezisinin sonunda Meksika’ya yerleşir ve burada fotoğrafçılık yaparak hayatını kazanır. Ara sıra hastanelerde geçici görevler de almaktadır. Bu sırada Fidel Castro’nun kardeşi Raul Castro ile tanışır ve Raul de onu Fidel ile tanıştırır. Bir davette bir araya gelen ikili arasında oldukça ilginç bir diyalog geçer.

Fidel baştan sona Küba’da Batista’nın dikta rejiminden, Küba halkının Amerikan şirketlerinin baskısı ile sömürüldüğünden bahseder. Che de zaten Güney Amerika seyahatlerinde buna benzer gözlemler yapmıştır ve Fidel’in anlattıklarına ikna olur. Fidel hatipliği ile bilinen bir lider olduğu için, Che gibi inatçı ve sivri karakterli bir adamı bile hemen etkisi altına almayı başarmıştır.

Fidel, Che’yi düzenleyecekleri devrim mücadelesine davet eder. Che ona esprili bir yanıt verir “Sen delisin!” Che geleceğini ve yaşamını bu yolda ortaya koyacağını, ancak Fidel’den bir söz vermesini istediğini söyler.

Söz şudur: “Küba özgürlüğüne kavuştuktan sonra, bir devlet başkanı olarak benim başka ülkelerde de devrim yapmama mani olmayacaksın!” Tabi altında yatan mesaj, aynı zamanda diğer devrimler için bir yardım ve destek isteğidir. Fidel bu şartı kabul eder ve cevap verir “Sen benden daha delisin!” gülerek el sıkışırlar. İkisi de biyografilerinde bu olayı ayrı ayrı anlatmıştır.

Che Guevara Ve Fidel Castro

 Küba Devrim Mücadelesi Ernesto Guevara “Che” Oluyor


İşte Küba Devrimi’ne Che’nin katılma hikayesi budur. Aslına bakarsanız Che ismini de burada almıştır. Herkese Arjantin lehçesinde Hey Ahbap anlamına gelen El Che diye seslendiği için sonunda ismi de Che olarak kalır.

Fidel Neden Che Guevara’yı Küba Devrimine Davet Etti?


Fidel’in Che gibi savaş tecrübesi olmayan birini ikna etmek için özel çaba göstermesi ilgi çekici bir durum ve hala esrarını koruyan bir sır.

Büyük ihtimalle Raul, Che ile ilk tanıştığında onun ateşli karakterinden ve ideallerinden etkilenmiş ve Fidel’e çok iyi referans vermişti. Fidel de onun doktor olduğunu öğrenince, askeri birlik içerisinde yaralı askerlere göz kulak olabileceğini düşünerek, onu da küçük savaş birliğine katmaya özellikle ehemmiyet verdi.

Che Guevara Küba devrim mücadelesi için Sierra Maestra dağlarında savaştı, Küba’da yeni devlet yapısı içinde üst düzey bürokrat olarak görev aldı. Sonra Kongo’daki bir devrim mücadelesine yardım için, Küba’nın gönderdiği özel birliğin başına geçti. Kongo’dan sonra Prag’ta bir süre kaldı ve Bolivya’da yeni bir devrim örgütlemek üzere bir daha dönmemek üzere Küba’yı terk etti.

Che'nin Bolivya Günleri Che Part II Filmi

Che Bolivya’ya Neden Gitti ve Bolivya'da Ne Yaptı?


Bolivya’da işler başta iyi gitse de, devrim halktan yeterli desteği göremedi. ABD ikinci bir Küba vakası yaşamamak ve arka bahçesi olarak gördüğü Güney Amerika’da devrim hareketlerini sonlandırmak için, Bolivya’nın bir kısım askerlerini elit Amerikan Ranger birlikleri gibi eğitti ve ormana saldı. O güne kadar Bolivya ordusu ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan Che ve müfrezesi ise uygulanan ambargo ve üzerlerine gelen iyi donanımlı askerler nedeniyle günden güne eridi. Küba’nın Che’ye Bolivya’da yardım ettiği Dünya basınına yansıyınca, Küba ilaç gönderemedi ve Che’nin astım krizleri arttı.

Che Guevara’nın Ölümü


Che, birliğinin askerlerinin çoğu öldükten sonra, savaşırken yaralandı ve esir alındı. Bunu takiben tetikçi bir asker tarafından aşağılayıcı bir şekilde infaz edildi. Maalesef Che’nin öyküsü biraz hazin bitti. Ancak Küba halkı Che’nin hatırasına ölümünden hemen sonra sahip çıkmış ve ona anıt mezar niteliğinde bir mozelyum inşa etmiştir. Che günümüzde Santa Clara şehrindeki mezarında, silah arkadaşları ile birlikte yatmaktadır.

Che Hakkında Kitaplar ve Biyografi Önerileri


Che’nin en başarılı biyografisi, Nam-ı Diğer Che adıyla basılan, Paco Ignacio Taibo isimli yazarın kaleme aldığı kitaptır. Bu kitap Che’nin hayatı boyunca tuttuğu günlüklerden derlenmiştir ve çok sürükleyici bir kitaptır. Che’nin hayatı boyunca yaptığı her şey, bir macera filmi gibi yazıya dökülmüştür ve okurun zihninde bir heyecan fırtınası yaratır.

Che’nin hayatını ve yaşamı boyunca geçirdiği evrimi anlatan Nam-ı Diğer Che Kitabı 800 sayfalık bir roman olarak doyurucu bir kaynaktır.


Che Guevara’nın Hayatını Anlatan Che Hakkında Filmler


Che’nin yaşamını anlatan en güzel filmler üç tanedir. Birincisi "Motosiklet Günlüğü" isimli Güney Amerika gezisini anlatan film. İkincisi ise "Che Part I" adıyla piyasaya sürülen, Benicio Del Toro isimli aktörün Che Guevara rolünde oynadığı, Che’nin Küba devrimi mücadelesindeki rolünü anlatan filmdir. Bu filmin Che Part II isimli bir versiyonu daha vardır. Bu da Bolivya’daki günlerini ve ölümünü anlatır. Bu üç filmi sırayla izlemenizi tavsiye ederim.


Serhat Engül


Hagia Sophia Tours Guided By Locals

Hagia Sophia Private Tours Guided By Locals


Hagia Sophia is the most important tourist sight in Istanbul city. Millions of people come to Istanbul every year and majority of them visit the Istanbul in order to see the impressive architecture of Hagia Sophia as well as to see its magical atmosphere.

Initial Information About Hagia Sophia Tours


If you are interested booking a tour guide for your Hagia Sophia visit, you might want to check out Hagia Sophia Tour Guide article in order to find a reliable and knowledgeable tour guide for your Hagia Sophia Visit.


Hagia Sophia Museum


Why I Should Visit Hagia Sophia?


To visit the famous Hagia Sophia by yourself actually would not be the best experience. I recommend you to hire a tour guide while visiting the Hagia Sophia, not only to see the Hagia Sophia’s relics with your eyes but to listen its legendary feautes, history and tales.

Who Built The Hagia Sophia?


Hagia Sophia was built by the famous Emperor Justinian I. Throughout the history of longest-lasting Empire of the World, the Justinian I was the most important caesar. He built the Hagia Sophia, Basilica Cistern and Hagia Eirene Church in Istanbul and The Basilica of San Vitale in Ravenna, Italy. He was the patron of art and architecture as well as the commander of great armies to rebuild the mighty Roman Empire.


Emperor Justinian I of Byzantine Empire


Who Was Emperor Justinian I?


Justinian was actually the Emperor of Eastern Roman Empire which literally the eastern half of the Roman Empire. The Western Roman Empire was already collapsed when he was born. He wanted to take revenge of the old Western Roman Empire and take back the holy city of Rome from the Barbarian invaders.

What Is Justinian Famous For?


Justinian had great commanders named Belisarius, Narses and Mundus so that he was able to carry out several wars in different territories. The army was powerful, it had great generals and as a result he made great conquests.

Consequences Of The Conquests Of Justinian


He spend enormous amount of Money to retake Rome and extend the borders of Byzantine Empire. That caused Byzantine Empire to get shrank very quickly following the Justinian’s death.

The Hagia Sophia remained as the glory of his emperorship. Just like he planned.

Tips About Visiting The Hagia Sophia


To visit the Hagia Sophia you need to buy a ticket which is cost around 40 Turkish Lira. Latest update is 2017 about this ticket price. You have also other options like buying an Istanbul Museum Pass or hiring a private tour guide.


Seraphim Angels of Hagia Sophia

Seraphim Angels


I would recommend you to join one of the Hagia Sophia Private Guided Tours to enjoy the details of Hagia Sophia’s mystic atmosphere and listen to the surprising legends related to the Hagia Sophia’s history. You can imagine the spiritual Hagia Sophia was the center of Byzantine Empire and the Constantinople’s folk adored and worshipped it. They though it was the house of God, protected by the archangels.

Those Archangels (Seraphim Angels) can be still seen on the walls of Hagia Sophia. Scattered around the central dome, on the corners (pendants).


Justinian and Theodora


The architects of Hagia Sophia built the building pretty fast in order to satisfy the emperor Justinian. Justinian and his wife Theodora is reported to pay a lot of attention to the construction process of Hagia Sophia. They even added the initials of their names on the top of the columns.


Empress Theodora


The column capitals contains the letters T and J in Greek lenguage. Your experienced tou guide can tell you all about this mind blowing details of Hagia Sophia.


Turkey’s second most visited destination is known as the ancient Ephesus city. The Ephesus is known for the Temple Of Artemis.  Some historians claims that the eight large columns which is located in the center (naos) of Hagia Sophia is brought from the Ephesus city, since the architects did not have enough time to produce new columns for Hagia Sophia. 

They simply picked the columns that is fitting to Hagia Sophia. In other words: recycled the columns.


Guided Hagia Sophia Tours in Istanbul


Written By Serhat Engul
Official Tour Guide based in Istanbul
serhateng@gmail.com

Byzantine Empire Constantinople Tours

Istanbul Byzantine Empire Constantinople History Tours


Byzantine Empire was literally known as Eastern Roman Empire in the history. The Capital of Byzantine Empire was the renowned city of Constantinople. Constantinople was the junction point and the center for trade routes of the medieval ages.

The goods that come from China (Silk, fabrics) and India (spice, cashmere) used to be distributed to all over Europe through the ancient pier of Constantinople which is also known Golden Horn.

City Of Constantinople

History Of Constantinople


Constantinople was the capital of Eastern Roman Empire from 395 A.D. to 1453 A.D. which means more than a thousand years old. Constantinople had a deep and diverse history. Discovering the secrets of Byzantine Empire or Constantinople a difficult mission if only by yourself. As a person who was born and raised in Istanbul and as a person who is a history geek, I would certainly recommend you to find an expert to dig about the history of ancient Byzantium.

Nowadays, a new kind of tour came to the martket: Byzantine Constantinople History Tour Istanbul to discover the Byzantine Empire. I find these tours very informative and useful indeed. You may give a try to thee tours while you are in Istanbul. I assure you that it is worth the Money.

What To See In Constantinople Tours Of Istanbul?


The most attractive sights in Istanbul city considered as the Hagia Sophia, Blue Mosque, Grand Bazaar, Topkapi Palace and Basilica Cistern. This is literally a mixture of Ottoman Empire and Byzantine Empire history which is great.

However if you want to focus on the Byantine history only, you may try one of these Byzantine Empire History Tours to check out these beautiful sights.

The ancient Hagia Sophia building


Hagia Sophia

Hagia Sophia is built in 537. Justinian the Great (reign 527-565) built this grand temple in the center of old Constantinople. His ultimate purpose was to surpass the Old Solomon’s Temple’s fame. He is reported to shout “I surpassed you King Solomon” on the opening ceremony of Hagia Sophia church. Justinian literally immortalized his name by building this magnificent temple indeed.

 Basilica Cistern


The Justinian’s period became the time for great constructions and conquests. Justinian built a lot of building to Constantinople and 3 of them are the tripods of old city tours in Istanbul. Hagia Sophia, Basilica Cistern and Hagia Eirene church (in 1st courtyard of the Topkapi Palace) all these are grand buildings from 6th century. Altough Hagia Eirene was destroyed by an earthquake and rebuilt in 9th century, Hagia Sophia and Cistern are both original.

Chora Church


Chora Church is the hidden jewel of Istanbul City. Unfortunately many visitors of Istanbul do not even know its existence because of its location. It’s originally designed as a monastery, therefore it’s built at the fringes of the old city which is not a very convenient location to go and visit. Today people who visit Istanbul for one day or two prefer seeing the sites in Sultanahmet area and consider they finished the historic sightseeing. They head towards the Taksim or Bosphorus. However Chora Church is a must-see museum in Istanbul.

Chariot Racing in the Hippodrome of Constantinople

Hippodrome


This place was the center of the Constantinople. The city folk gathered in this place in order to enjoy with the horse racing. It was like a derby soccer game. Imagine 40.000 people watching the competition between two deadly teams. The blues and greens. The famous rivals of Constantinople. The supporters was fanatics, sometimes they burnt the city down during the fights and riots.

The Old City Walls


The old city walls can be seen also driving towards the Chora Church if you follow the coastal road. You would be also passing through the famous Fener (Greek Orthodox Patriarchate) and Balat (Old Jewish Quarter) of Istanbul city if you follow this route. I would certainly recommend you to prefer Constantinople tour of Istanbul to see all these because it’s not very easy to execute this itinerary if you would not have a private car.

Constantinople Tours in Istanbul By Local Guides


Written By Official Tour Guide 
Serhat Engül
serhateng@gmail.com

17 Haziran 2017 Cumartesi

Yabancı Film Tavsiyeleri Yazısı

Yabancı Film Önerileri Ve Tavsiye Üzerine Bir Yazı


Hollywood bir masal fabrikası gibi bir yer. Ne kadar bir ticari yapının bir sektörü tamamen ele geçirmesi antipatik gözükse de, kendimizi muhteşem filmlerin büyüsüne kaptırmadan da edemiyoruz. Nihayetinde bu bir meslek ve herkes de bu işi para için yapıyor. En çok para ABD’de ve onun büyük film sektörü Hollywood’ta döndüğüne göre, tüm ünlü yönetmenlerin ve en başarılı aktörlerin de orada varlık göstermesine şaşmamak gerek.

Amerikan sinema sektörü son 30 yılda muhteşem işler çıkardı ve 30’ların sonuna doğru yaklaşan biri olarak ben de buna yakından şahit oldum. Çocukluğumuzda BETA ve VHS videolar aracılığı ile film izlerdik ve korku filmleri benim favorimdi. Korkudan ölsem bile, yine de izlemeden edemezdim Elm Sokağı’nda Kabus filmini örneğin.

En iyi filmlerden Matrix


Video Kaset’ten CD ve DVD Teknolojisine


O günlerden bu yana elbette çok şey değişti. Video kasetlerin hantallığından, CD’lere geçtiğimizde ne de çok sevinmiştik. Daha onun keyfine varamadan DVD çıktı. DVD tabi muhteşem bir şeydi. Yüksek görüntü kalitesi ve Dolby ses sistemleri ile, herkes artık arabaya değil de evine Pioneer ses sistemi kurar oldu. DVD oynatıcıları da bir gazla herkese sattılar. Şimdi ise hepsi çöp oldu. Aslında kapitalizm denen olgunun, yani serbest piyasa ekonomisinin en büyük olayı bu olsa gerek. Bir trend yaratıp herkesi peşinden sürüklüyorlar ve siz peşinde koşarken yenisi çıkmış oluyor. Benim çocukluğumda Commodore 64 edinene kadar, arkadaşlarımın Amiga 500’e geçmesi gibi…

Velhasıl binlerce yabancı film DVD’si toplayıp koleksiyon yapmaya çalışan arkadaşlar parayı çöpe atmış oldular. Babamın bir hevesle aldığı onlarca DVD’yi sadece çekmecenin tozunu almak için açtığımda görüyorum. Ne garip değil mi? İnsanın sahip olma, benimseme ve saklama üzerine kurulu dengesini çok iyi kullanıyorlar.

Imdb sinema listesinin zirvesindeki Baba filmi

IMDB Sinema Sitesi


Ne diyorduk?! Aslında bunlardan bahsetmek için yazmıyordum ben bu yazıyı… En iyi yabancı filmlerden bahsedecektim. Gel zaman git zaman her şey dijitalleşti. Artık teknolojiyi elimizde bile tutmaz olduk. Blue Ray kalitesinde ultra süper çözünürlük filmleri bilgisayarımıza yükleyip, oradan izliyoruz. İnanılmaz bir şey. Böylesine büyük ve komple bir sektörün elbette bazı yönlendiricileri olacak. Olmaması imkansız olurdu. Hollywood nasıl film sektörünü domine ediyor ise, IMDB de dijital sinema ve dizi dünyasını domine ediyor. Üzerinde kayıtlı olmayan, yorumlanmayan film yok gibi bir şey. En kıyıda köşede kalmış Türk filmlerine bile bu site üzerinden ulaşmak ve hasbel kader izlemiş olan yabancıların komik yorumlarını okumak mümkün. Tabi aynı zamanda önemli bir referans oluyor bizim gibi izleyiciler için. Hele Top 250 tüm zamanların en iyi sinema filmleri listesi var ki, o hepsinden çok işimize yarıyor. Ölmeden önce izlenmesi gereken 100 şey hesabı bir yapılacaklar listesi adeta…

Gelmiş geçmiş en iyi filmlerden Batman filmindeki Joker

Gelmiş Geçmiş En İyi Sinema Filmleri


Sinema filmlerini tavsiye ve yorumlar olmadan izlemek elbette büyük bir külfet. Sanırım yorumları okumadan veya arkadaş, eş dost tavsiyesi olmadan sinemaya gidip film izleyen çok azdır. Zira sinema giriş fiyatları günümüzde 20 lirayı aştı aşacak. Bu da ailecek sinemaya gidenler için ciddi bir rakam. Bu yüzden referans kabul edebileceğimiz imdb gibi siteler ve onların yerli versiyonları olan Beyazperde, sinemalar gibi web siteleri de önemli yer teşkil ediyor.

En güzel savaş filmlerinden Kapımdaki Düşman

En İyi Filmler Türkçe Listesine Link


Benim size naçizane önerim, film izlemeden önce top 25, top 50, top 100 gibi film listelerini gözden geçirmeniz olacak. Çünkü böylece ne izlediğinizi biliyor olacaksınız. En iyi yabancı filmler listesi isimli yazı bu konuda iyi bir emsal olabilir. Bu yazının içinde filmlerin Türkçe ve orijinal dilindeki isimleri, yönetmenleri, imdb’den kaç puan aldığı ve filmin kısaca konusu da not edilmiş. Okumaya değer diye düşünüyorum. Listenin içinde imdb top 250 listesinden referans alınan 25 film olduğu gibi, +5 tane de güzel film eklenmiş ve liste devamlı güncellenecek. Bu yüzden bir sefer bakmakla kalmayın. Film izlerken öneri ve tavsiye için referans alın derim. Ayrıca altında En iyi savaş filmleri ve en iyi yabancı diziler gibi konu başlıklarına giden linkler de bulunuyor.


Tüm sinema ve dizi meraklılarına selam eder ve iyi seyirler dilerim.