21 Haziran 2017 Çarşamba

Che Guevara Kısaca Hayatı, Eserleri Ve Ölümü

Che Guevara'nın İdealleri, Hayatı Ve Ölümü


Che Guevara ve Fidel Castro, yakın dönemin en önemli siyasi figürlerinden ikisidir. Bize çok uzak bir ülke olan Küba'da devrim mücadelesine katılmış olan bu iki meşhur karakterin hayatlarını incelemek oldukça keyifli bir uğraştı. Bu yazıda size Che ve Fidel'in hayatlarını anlatan iki kitabı ve o kitapların özeti niteliğindeki bir blog yazısını tanıtmak istiyorum.

Che Guevara


Che Guevara Nerede Doğdu? Che Nerelidir?


Che aslında Arjantin’de doğmuştur. Yani Küba devriminin baş aktörü ve Kübalıların günümüzde en sevdiği tarihi kişiliklerden olan Che, aslında Kübalı filan değildir. Gerçek adı Ernesto Guevara’dır. Küçük yaşlardan itibaren inatçı kişiliği ve keskin zekası ile tanınan Che, tıp fakültesinde okumuş ve bir doktor olmuştur. Ancak çok maceracı ve meraklı bir kişiliğe sahiptir ve doğup büyüdüğü Arjantin’de konforlu bir hayat sürmek varken, Güney Amerika ülkelerini keşfe çıkmış ve bir daha da Arjantin’e dönmemiştir. Üstüne üstlük sevdiği kızı bırakma pahasına…

 Che’nin İdealleri İçin Eşi Ve Çocuklarını Terk Etmesi


Che’nin idealleri için sevdiği insanları terk etme iradesini göstermesini, Küba devriminden sonra da görüyoruz. Yeni kurulan sosyalist Küba’da bir süre bakanlık yapan Che, kesinlikle diplomasi ve masa başı insanı olmadığını fark edecek ve Küba’yı da terk edecektir. Hem de bu sefer eşi Aleida March ve çocuklarını da arkada bırakarak.

Motosiklet Günlüğü Filmi


Che’nin Kısaca Hayat Hikayesi


Che, yazının başında değindiğimiz gibi Arjantin’de dünyaya geldi ve tıp okudu. Henüz genç bir öğrenciyken Güney Amerika’yı ve Latin kültürünü tanımak için motosiklet turuna çıktı. İlk turdan çok şey öğrenerek geri döndü. İkinci Latin Amerika tura çıkmak için sabırsızlanan Che, tekrar motosiklet ile yola çıktı ve bu ikinci geziden sonra bir daha Arjantin’e dönmedi. Che’nin gençliğinde yaşamış olduğu bu seyahatin serüveni, film haline getirilmiş ve Motosiklet Günlüğü adıyla Türkiye’de de gösterilmiştir.

Che Guavara’nın Fidel Castro İle Tanışması Ve Diyalogları


Che, Güney Amerika gezisinin sonunda Meksika’ya yerleşir ve burada fotoğrafçılık yaparak hayatını kazanır. Ara sıra hastanelerde geçici görevler de almaktadır. Bu sırada Fidel Castro’nun kardeşi Raul Castro ile tanışır ve Raul de onu Fidel ile tanıştırır. Bir davette bir araya gelen ikili arasında oldukça ilginç bir diyalog geçer.

Fidel baştan sona Küba’da Batista’nın dikta rejiminden, Küba halkının Amerikan şirketlerinin baskısı ile sömürüldüğünden bahseder. Che de zaten Güney Amerika seyahatlerinde buna benzer gözlemler yapmıştır ve Fidel’in anlattıklarına ikna olur. Fidel hatipliği ile bilinen bir lider olduğu için, Che gibi inatçı ve sivri karakterli bir adamı bile hemen etkisi altına almayı başarmıştır.

Fidel, Che’yi düzenleyecekleri devrim mücadelesine davet eder. Che ona esprili bir yanıt verir “Sen delisin!” Che geleceğini ve yaşamını bu yolda ortaya koyacağını, ancak Fidel’den bir söz vermesini istediğini söyler.

Söz şudur: “Küba özgürlüğüne kavuştuktan sonra, bir devlet başkanı olarak benim başka ülkelerde de devrim yapmama mani olmayacaksın!” Tabi altında yatan mesaj, aynı zamanda diğer devrimler için bir yardım ve destek isteğidir. Fidel bu şartı kabul eder ve cevap verir “Sen benden daha delisin!” gülerek el sıkışırlar. İkisi de biyografilerinde bu olayı ayrı ayrı anlatmıştır.

Che Guevara Ve Fidel Castro

 Küba Devrim Mücadelesi Ernesto Guevara “Che” Oluyor


İşte Küba Devrimi’ne Che’nin katılma hikayesi budur. Aslına bakarsanız Che ismini de burada almıştır. Herkese Arjantin lehçesinde Hey Ahbap anlamına gelen El Che diye seslendiği için sonunda ismi de Che olarak kalır.

Fidel Neden Che Guevara’yı Küba Devrimine Davet Etti?


Fidel’in Che gibi savaş tecrübesi olmayan birini ikna etmek için özel çaba göstermesi ilgi çekici bir durum ve hala esrarını koruyan bir sır.

Büyük ihtimalle Raul, Che ile ilk tanıştığında onun ateşli karakterinden ve ideallerinden etkilenmiş ve Fidel’e çok iyi referans vermişti. Fidel de onun doktor olduğunu öğrenince, askeri birlik içerisinde yaralı askerlere göz kulak olabileceğini düşünerek, onu da küçük savaş birliğine katmaya özellikle ehemmiyet verdi.

Che Guevara Küba devrim mücadelesi için Sierra Maestra dağlarında savaştı, Küba’da yeni devlet yapısı içinde üst düzey bürokrat olarak görev aldı. Sonra Kongo’daki bir devrim mücadelesine yardım için, Küba’nın gönderdiği özel birliğin başına geçti. Kongo’dan sonra Prag’ta bir süre kaldı ve Bolivya’da yeni bir devrim örgütlemek üzere bir daha dönmemek üzere Küba’yı terk etti.

Che'nin Bolivya Günleri Che Part II Filmi

Che Bolivya’ya Neden Gitti ve Bolivya'da Ne Yaptı?


Bolivya’da işler başta iyi gitse de, devrim halktan yeterli desteği göremedi. ABD ikinci bir Küba vakası yaşamamak ve arka bahçesi olarak gördüğü Güney Amerika’da devrim hareketlerini sonlandırmak için, Bolivya’nın bir kısım askerlerini elit Amerikan Ranger birlikleri gibi eğitti ve ormana saldı. O güne kadar Bolivya ordusu ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan Che ve müfrezesi ise uygulanan ambargo ve üzerlerine gelen iyi donanımlı askerler nedeniyle günden güne eridi. Küba’nın Che’ye Bolivya’da yardım ettiği Dünya basınına yansıyınca, Küba ilaç gönderemedi ve Che’nin astım krizleri arttı.

Che Guevara’nın Ölümü


Che, birliğinin askerlerinin çoğu öldükten sonra, savaşırken yaralandı ve esir alındı. Bunu takiben tetikçi bir asker tarafından aşağılayıcı bir şekilde infaz edildi. Maalesef Che’nin öyküsü biraz hazin bitti. Ancak Küba halkı Che’nin hatırasına ölümünden hemen sonra sahip çıkmış ve ona anıt mezar niteliğinde bir mozelyum inşa etmiştir. Che günümüzde Santa Clara şehrindeki mezarında, silah arkadaşları ile birlikte yatmaktadır.

Che Hakkında Kitaplar ve Biyografi Önerileri


Che’nin en başarılı biyografisi, Nam-ı Diğer Che adıyla basılan, Paco Ignacio Taibo isimli yazarın kaleme aldığı kitaptır. Bu kitap Che’nin hayatı boyunca tuttuğu günlüklerden derlenmiştir ve çok sürükleyici bir kitaptır. Che’nin hayatı boyunca yaptığı her şey, bir macera filmi gibi yazıya dökülmüştür ve okurun zihninde bir heyecan fırtınası yaratır.

Che’nin hayatını ve yaşamı boyunca geçirdiği evrimi anlatan bu kitabın bir de özeti vardır. Nam-ı Diğer Che Kitabı 800 sayfalık bir roman olduğu için gözünüzü korkutursa ve ben şuna kısaca bir bakıp çıkayım derseniz, size Che Guevara Kimdir Kısaca Hayatı isimli blog yazısını tavsiye ederim. Orada bu anlattıklarımın ayrıntılı bir versiyonunu bulabilirsiniz.


Che Guevara’nın Hayatını Anlatan Che Hakkında Filmler


Che’nin yaşamını anlatan en güzel filmler üç tanedir. Birincisi Motosiklet Günlüğü isimli Güney Amerika gezisini anlatan film. İkincisi ise Che 1 Arjantin adıyla piyasaya sürülen, Benicio Del Toro isimli aktörün Che Guevara rolünde oynadığı, Che’nin Küba devrimi mücadelesindeki rolünü anlatan filmdir. Bu filmin Che Part II isimli bir versiyonu daha vardır. Bu da Bolivya’daki günlerini ve ölümünü anlatır. Bu üç filmi sırayla izlemenizi tavsiye ederim.

 Küba Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri Yazısı


Küba’ya gittiğinizde yapılacak şeylerin ve Küba’daki kültür ve sosyal yaşam ile ilgili bilgi edinmek isterseniz, size Küba Gezi Rehberi Ve Seyahat Tavsiyeleri isimli yazıyı öneririm. Bu yazıdan hem gezilecek belli başlı şehirleri okuyabilir, hem de Küba’nın para birimi ve Küba’da turistik anlamda bilinmesi gereken şeylerle ilgili çıkarım yapabilirsiniz.

Serhat Engül


Hagia Sophia Tours Guided By Locals

Hagia Sophia Private Tours Guided By Locals


Hagia Sophia is the most important tourist sight in Istanbul city. Millions of people come to Istanbul every year and majority of them visit the Istanbul in order to see the impressive architecture of Hagia Sophia as well as to see its magical atmosphere.

Initial Information About Hagia Sophia Tours


If you are interested booking a tour guide for your Hagia Sophia visit, you might want to check out Hagia Sophia Tour Guide article in order to find a reliable and knowledgeable tour guide for your Hagia Sophia Visit.


Hagia Sophia Museum


Why I Should Visit Hagia Sophia?


To visit the famous Hagia Sophia by yourself actually would not be the best experience. I recommend you to hire a tour guide while visiting the Hagia Sophia, not only to see the Hagia Sophia’s relics with your eyes but to listen its legendary feautes, history and tales.

Who Built The Hagia Sophia?


Hagia Sophia was built by the famous Emperor Justinian I. Throughout the history of longest-lasting Empire of the World, the Justinian I was the most important caesar. He built the Hagia Sophia, Basilica Cistern and Hagia Eirene Church in Istanbul and The Basilica of San Vitale in Ravenna, Italy. He was the patron of art and architecture as well as the commander of great armies to rebuild the mighty Roman Empire.


Emperor Justinian I of Byzantine Empire


Who Was Emperor Justinian I?


Justinian was actually the Emperor of Eastern Roman Empire which literally the eastern half of the Roman Empire. The Western Roman Empire was already collapsed when he was born. He wanted to take revenge of the old Western Roman Empire and take back the holy city of Rome from the Barbarian invaders.

What Is Justinian Famous For?


Justinian had great commanders named Belisarius, Narses and Mundus so that he was able to carry out several wars in different territories. The army was powerful, it had great generals and as a result he made great conquests.

Consequences Of The Conquests Of Justinian


He spend enormous amount of Money to retake Rome and extend the borders of Byzantine Empire. That caused Byzantine Empire to get shrank very quickly following the Justinian’s death.

The Hagia Sophia remained as the glory of his emperorship. Just like he planned.

Tips About Visiting The Hagia Sophia


To visit the Hagia Sophia you need to buy a ticket which is cost around 40 Turkish Lira. Latest update is 2017 about this ticket price. You have also other options like buying an Istanbul Museum Pass or hiring a private tour guide.


Seraphim Angels of Hagia Sophia

Seraphim Angels


I would recommend you to join one of the Hagia Sophia Private Guided Tours to enjoy the details of Hagia Sophia’s mystic atmosphere and listen to the surprising legends related to the Hagia Sophia’s history. You can imagine the spiritual Hagia Sophia was the center of Byzantine Empire and the Constantinople’s folk adored and worshipped it. They though it was the house of God, protected by the archangels.

Those Archangels (Seraphim Angels) can be still seen on the walls of Hagia Sophia. Scattered around the central dome, on the corners (pendants).


Justinian and Theodora


The architects of Hagia Sophia built the building pretty fast in order to satisfy the emperor Justinian. Justinian and his wife Theodora is reported to pay a lot of attention to the construction process of Hagia Sophia. They even added the initials of their names on the top of the columns.


Empress Theodora


The column capitals contains the letters T and J in Greek lenguage. Your experienced tou guide can tell you all about this mind blowing details of Hagia Sophia.


Turkey’s second most visited destination is known as the ancient Ephesus city. The Ephesus is known for the Temple Of Artemis.  Some historians claims that the eight large columns which is located in the center (naos) of Hagia Sophia is brought from the Ephesus city, since the architects did not have enough time to produce new columns for Hagia Sophia. 

They simply picked the columns that is fitting to Hagia Sophia. In other words: recycled the columns.


Guided Hagia Sophia Tours in Istanbul


Written By Serhat Engul
Official Tour Guide based in Istanbul
serhateng@gmail.com

Byzantine Empire Constantinople Tours

Istanbul Byzantine Empire Constantinople History Tours


Byzantine Empire was literally known as Eastern Roman Empire in the history. The Capital of Byzantine Empire was the renowned city of Constantinople. Constantinople was the junction point and the center for trade routes of the medieval ages.

The goods that come from China (Silk, fabrics) and India (spice, cashmere) used to be distributed to all over Europe through the ancient pier of Constantinople which is also known Golden Horn.

City Of Constantinople

History Of Constantinople


Constantinople was the capital of Eastern Roman Empire from 395 A.D. to 1453 A.D. which means more than a thousand years old. Constantinople had a deep and diverse history. Discovering the secrets of Byzantine Empire or Constantinople a difficult mission if only by yourself. As a person who was born and raised in Istanbul and as a person who is a history geek, I would certainly recommend you to find an expert to dig about the history of ancient Byzantium.

Nowadays, a new kind of tour came to the martket: Byzantine Constantinople History Tour Istanbul to discover the Byzantine Empire. I find these tours very informative and useful indeed. You may give a try to thee tours while you are in Istanbul. I assure you that it is worth the Money.

What To See In Constantinople Tours Of Istanbul?


The most attractive sights in Istanbul city considered as the Hagia Sophia, Blue Mosque, Grand Bazaar, Topkapi Palace and Basilica Cistern. This is literally a mixture of Ottoman Empire and Byzantine Empire history which is great.

However if you want to focus on the Byantine history only, you may try one of these Byzantine Empire History Tours to check out these beautiful sights.

The ancient Hagia Sophia building


Hagia Sophia

Hagia Sophia is built in 537. Justinian the Great (reign 527-565) built this grand temple in the center of old Constantinople. His ultimate purpose was to surpass the Old Solomon’s Temple’s fame. He is reported to shout “I surpassed you King Solomon” on the opening ceremony of Hagia Sophia church. Justinian literally immortalized his name by building this magnificent temple indeed.

 Basilica Cistern


The Justinian’s period became the time for great constructions and conquests. Justinian built a lot of building to Constantinople and 3 of them are the tripods of old city tours in Istanbul. Hagia Sophia, Basilica Cistern and Hagia Eirene church (in 1st courtyard of the Topkapi Palace) all these are grand buildings from 6th century. Altough Hagia Eirene was destroyed by an earthquake and rebuilt in 9th century, Hagia Sophia and Cistern are both original.

Chora Church


Chora Church is the hidden jewel of Istanbul City. Unfortunately many visitors of Istanbul do not even know its existence because of its location. It’s originally designed as a monastery, therefore it’s built at the fringes of the old city which is not a very convenient location to go and visit. Today people who visit Istanbul for one day or two prefer seeing the sites in Sultanahmet area and consider they finished the historic sightseeing. They head towards the Taksim or Bosphorus. However Chora Church is a must-see museum in Istanbul.

Chariot Racing in the Hippodrome of Constantinople

Hippodrome


This place was the center of the Constantinople. The city folk gathered in this place in order to enjoy with the horse racing. It was like a derby soccer game. Imagine 40.000 people watching the competition between two deadly teams. The blues and greens. The famous rivals of Constantinople. The supporters was fanatics, sometimes they burnt the city down during the fights and riots.

The Old City Walls


The old city walls can be seen also driving towards the Chora Church if you follow the coastal road. You would be also passing through the famous Fener (Greek Orthodox Patriarchate) and Balat (Old Jewish Quarter) of Istanbul city if you follow this route. I would certainly recommend you to prefer Constantinople tour of Istanbul to see all these because it’s not very easy to execute this itinerary if you would not have a private car.

Constantinople Tours in Istanbul By Local Guides


Written By Official Tour Guide 
Serhat Engül
serhateng@gmail.com

17 Haziran 2017 Cumartesi

Yabancı Film Tavsiyeleri Yazısı

Yabancı Film Önerileri Ve Tavsiye Üzerine Bir Yazı


Hollywood bir masal fabrikası gibi bir yer. Ne kadar bir ticari yapının bir sektörü tamamen ele geçirmesi antipatik gözükse de, kendimizi muhteşem filmlerin büyüsüne kaptırmadan da edemiyoruz. Nihayetinde bu bir meslek ve herkes de bu işi para için yapıyor. En çok para ABD’de ve onun büyük film sektörü Hollywood’ta döndüğüne göre, tüm ünlü yönetmenlerin ve en başarılı aktörlerin de orada varlık göstermesine şaşmamak gerek.

Amerikan sinema sektörü son 30 yılda muhteşem işler çıkardı ve 30’ların sonuna doğru yaklaşan biri olarak ben de buna yakından şahit oldum. Çocukluğumuzda BETA ve VHS videolar aracılığı ile film izlerdik ve korku filmleri benim favorimdi. Korkudan ölsem bile, yine de izlemeden edemezdim Elm Sokağı’nda Kabus filmini örneğin.

En iyi filmlerden Matrix


Video Kaset’ten CD ve DVD Teknolojisine


O günlerden bu yana elbette çok şey değişti. Video kasetlerin hantallığından, CD’lere geçtiğimizde ne de çok sevinmiştik. Daha onun keyfine varamadan DVD çıktı. DVD tabi muhteşem bir şeydi. Yüksek görüntü kalitesi ve Dolby ses sistemleri ile, herkes artık arabaya değil de evine Pioneer ses sistemi kurar oldu. DVD oynatıcıları da bir gazla herkese sattılar. Şimdi ise hepsi çöp oldu. Aslında kapitalizm denen olgunun, yani serbest piyasa ekonomisinin en büyük olayı bu olsa gerek. Bir trend yaratıp herkesi peşinden sürüklüyorlar ve siz peşinde koşarken yenisi çıkmış oluyor. Benim çocukluğumda Commodore 64 edinene kadar, arkadaşlarımın Amiga 500’e geçmesi gibi…

Velhasıl binlerce yabancı film DVD’si toplayıp koleksiyon yapmaya çalışan arkadaşlar parayı çöpe atmış oldular. Babamın bir hevesle aldığı onlarca DVD’yi sadece çekmecenin tozunu almak için açtığımda görüyorum. Ne garip değil mi? İnsanın sahip olma, benimseme ve saklama üzerine kurulu dengesini çok iyi kullanıyorlar.

Imdb sinema listesinin zirvesindeki Baba filmi

IMDB Sinema Sitesi


Ne diyorduk?! Aslında bunlardan bahsetmek için yazmıyordum ben bu yazıyı… En iyi yabancı filmlerden bahsedecektim. Gel zaman git zaman her şey dijitalleşti. Artık teknolojiyi elimizde bile tutmaz olduk. Blue Ray kalitesinde ultra süper çözünürlük filmleri bilgisayarımıza yükleyip, oradan izliyoruz. İnanılmaz bir şey. Böylesine büyük ve komple bir sektörün elbette bazı yönlendiricileri olacak. Olmaması imkansız olurdu. Hollywood nasıl film sektörünü domine ediyor ise, IMDB de dijital sinema ve dizi dünyasını domine ediyor. Üzerinde kayıtlı olmayan, yorumlanmayan film yok gibi bir şey. En kıyıda köşede kalmış Türk filmlerine bile bu site üzerinden ulaşmak ve hasbel kader izlemiş olan yabancıların komik yorumlarını okumak mümkün. Tabi aynı zamanda önemli bir referans oluyor bizim gibi izleyiciler için. Hele Top 250 tüm zamanların en iyi sinema filmleri listesi var ki, o hepsinden çok işimize yarıyor. Ölmeden önce izlenmesi gereken 100 şey hesabı bir yapılacaklar listesi adeta…

Gelmiş geçmiş en iyi filmlerden Batman filmindeki Joker

Gelmiş Geçmiş En İyi Sinema Filmleri


Sinema filmlerini tavsiye ve yorumlar olmadan izlemek elbette büyük bir külfet. Sanırım yorumları okumadan veya arkadaş, eş dost tavsiyesi olmadan sinemaya gidip film izleyen çok azdır. Zira sinema giriş fiyatları günümüzde 20 lirayı aştı aşacak. Bu da ailecek sinemaya gidenler için ciddi bir rakam. Bu yüzden referans kabul edebileceğimiz imdb gibi siteler ve onların yerli versiyonları olan Beyazperde, sinemalar gibi web siteleri de önemli yer teşkil ediyor.

En güzel savaş filmlerinden Kapımdaki Düşman

En İyi Filmler Türkçe Listesine Link


Benim size naçizane önerim, film izlemeden önce top 25, top 50, top 100 gibi film listelerini gözden geçirmeniz olacak. Çünkü böylece ne izlediğinizi biliyor olacaksınız. En iyi yabancı filmler listesi isimli yazı bu konuda iyi bir emsal olabilir. Bu yazının içinde filmlerin Türkçe ve orijinal dilindeki isimleri, yönetmenleri, imdb’den kaç puan aldığı ve filmin kısaca konusu da not edilmiş. Okumaya değer diye düşünüyorum. Listenin içinde imdb top 250 listesinden referans alınan 25 film olduğu gibi, +5 tane de güzel film eklenmiş ve liste devamlı güncellenecek. Bu yüzden bir sefer bakmakla kalmayın. Film izlerken öneri ve tavsiye için referans alın derim. Ayrıca altında En iyi savaş filmleri ve en iyi yabancı diziler gibi konu başlıklarına giden linkler de bulunuyor.


Tüm sinema ve dizi meraklılarına selam eder ve iyi seyirler dilerim.

13 Haziran 2017 Salı

Alternatif Yabancı Dizi Önerileri

İyi Bir Alternatif Olarak Yabancı Dizi Önerileri

Yabancı diziler, son yıllarda Türk seyircisi için oldukça iyi bir alternatif haline geldi. Yabancı dizileri gösteren TV kanallarının ve Netflix gibi online dizi platformlarının artmasıyla, seçenekler çoğaldı ve birçok kaliteli diziye yabancı ülkelerle aynı anda ulaşabiliyoruz. Bu yazıda bana göre son yılların en kaliteli 5 dizisinden bahsetmek ve sizlere tanıtmak istiyorum.

Breaking Bad Gelmiş Geçmiş En İyi Yabancı Dizi

Breaking Bad


Breking Bad başrolünde oynayan Bryan Cranston'ın muhteşem oyunculuğu ile zirveye tırmandı. Uluslararası TV ve sinema sitelerinde de çok üst sıralarda gelen ve çok yüksek puanlar alan bu dizi, 5 sezon boyunca devam etti ve hatırı sayılır bir fan kitlesi oluşturdu. Kendi halinde bir lise öğretmeni olan Walter White’ın suç dünyasına adım atmasını ve bundan sonra meydana gelen trajikomik olayları konu alan dizi, gerçekten oldukça sürükleyici ve doğal. Benim en başa dönüp yeniden izlediğim tek dizi oldu.


Prison Break


Prison Break


Prison Break dizisi yerli Tv kanallarında da gösterildi ve çok tutuldu. Türkiye'de yabancı film ve dizi izleyen hemen herkesin bildiği bir dizi haline geldi. Dizi aslında 4 sezon gösterilip final yapmıştı ve bitmişti. Ancak bu sene Resurrection (Diriliş) isimli 5. sezon gösterime girdi. Uzun yıllar sonra gelen bu geri dönüş nasıl bir sonuç verecek zamanla göreceğiz.

Homeland


Uluslararası istihbara savaşlarını konu alan bu dizi, yıllar önce yayınlanan ilk sezonu ile fırtına gibi giriş yapmıştı. Hala da o tansiyon düşmedi. Dizinin başrol karakteri Carrie Mathison, her sezon düzeyini koruduğu standart bir sürükleyicilik ile maceradan maceraya koşmaya devam ediyor. Dizinin en güzel sezonu bana kalırsa ilk sezonuydu. 

İlk sezonda Kardeşler Takımı (Band Of Brothers) dizisinden de tanıdığımız Damien Lewis, Nicholas Brody rolünde harikalar yaratıyordu. İlk sezon şok edici sürprizleri ve bitmek bilmeyen gerilimi ile bize heyecanlı anlar yaşatmıştı.


True Detective


True Detective


Bu polisiye konulu dizinin ilk sezonu izlenme rekorları kırmış ve sinema sitelerinde çok yüksek puan almıştı. Tabi bunda sürükleyici ve gerilim dolu konunun yanında, başrol oyuncularının yüksek performansı da etkili olmuştu. Dizinin performansı bana kalırsa ikinci sezonda biraz düştü. Colin Farrell gibi bir aktörün rol almasına rağmen ikinci sezona pek ısınamadım. Olaylar örgüsü seyirciyi içine çeken cinsten değildi. Ya da bana öyle geldi.

Ancak birinci sezonun hafızamızda bıraktığı güzel anılar halen çok taze. Bunda başrolde oynayan, Matthew Mcconaughey ve Woody Harrelson ikilisinin muhteşem oyunculuğunun da büyük katkısı olduğunu eklemeliyim.


Narcos Yabancı Dizi


Narcos


Bu dizi yeni yayınlanmaya başladı ve Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın hayatını anlatıyor. ABD federal narkotik ajanları (DEA) ile Pablo Escobar’ın amansız mücadelesini anlatan dizi bir anda en iyiler listesinde kendine yer buldu. Gelmiş geçmiş en çok oylanan ve en iyi puan alan diziler arasına kafadan giren Narcos. Gelecek sezonları ile de iyi bir seyir keyfi vaat ediyor.


En İyi Yabancı Dizi Önerileri


Yabancı diziler elbette bununla sınırlı değil. Hepsini yazmaya kalksam 20 dizilik liste çok rahat çıkar. Aralarından en beğendiklerimi kaleme almak istedim. En iyi yabancı dizileri takip etmek isterseniz, ABD'de her sene düzenlenen ve bizim kanallarımıza da haberi düşen Grammy ödüllerini takip etmeyi unutmayın.

Yukarıda örneğini verdiğim dizilerin başrol oyuncuları Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Grammy ödüllerini elma armut toplar gibi topladılar. Örneğin, Bryan Cranston, Breaking Bad dizisindeki Walter White tiplemesi ile iki kez Grammy ödülünü aldı. İzlenmesi gereken en iyi yabancı diziler hakkında bu ödüller çok iyi fikir veriyor.

Önerilen Blog Yazısı


Yabancı diziler ile ilgili daha detaylı ve güzel bir tavsiye yazısı okumak isterseniz, en iyi yabancı diziler isimli blog yazısını tavsiye ederim.

İyi seyirler dilerim.